2. İ KIYMETLİ, HEM DE ÇOK : AHSEN-İ TAKVİM…
TİN . NO : 1/5
İNCİRE, ZEYTİNE, SİNA DAĞINA VE ŞU EMİN BELDEYE YEMİN EDERİM Kİ, BİZ İI EN
GÜZEL BİÇİMDE YARATTIK ….
İ YARATILMIŞLARIN EN ŞEREFLİSİ : EŞREF-İ MAHLUKAT
İSRA 70
Biz Ademoğulları'nı gerçekten çeşitli ayrıcalıklarla donattık. Onlara karada ve denizde
taşıtlar sağladık, kendilerine temiz besin maddeleri bağışladık, onları yarattığımız diğer
canlıların çoğundan üstün kıldık. "
İ EMANET SAHİBİ, AYNI ZAMANDA EMANETİN MUHAFIZI, ALLAH’IN HALİFESİ,
“Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen”
ŞEYH GALİB
Kendine güzelce bak ki, âlemin özü sensin. Sen varlığın gözünün bebeği olan
âdemsin.
3. AHZAB . NO : 72 :
BİZ EMANETİ, GÖKLERE, YERE VE DAĞLARA TEKLİF ETTİK DE ONLAR BUNU YÜKLENMEKTEN ÇEKİNDİLER,
KORKTULAR. ONU İ YÜKLENDİ. DOĞRUSU O ÇOK ZALİM VE CAHİLDİR…
İ GÖREVLİ , ALLAH ADINA ALEMLERİN EFENDİSİ – HÜKÜMDARI , DÜNYANIN VE ۴NIN MUTLAK VEKİLİ ,
CASİYE . NO : 13 :
O GÖKLERDE VE YERDE NE VARSA HEPSİNİ , KENDİ KATINDAN (BİR LÜTUF OLMAK ÜZERE) SİZE BOYUN
EĞDİRMİŞTİR.
İ , KENDİSİNE BOYUN EĞDİRİLEN BÜTÜN BU “ŞEY”LERİ YARATILIŞ FITRATLARINA VE ASLİ GÖREVLERİNE
UYGUN BİR ŞEKİLDE YÖNETMEKLE, TASARRUF ETMEKLE VAZİFELİ.
İ KIYMETLİ , HEM DE ÇOK:
EBUL HASAN HARAKANİ
Her kim bu dergaha gelirse, ekmeğini veriniz ve inancını sormayın. Zira Allah (cc) katında ruh taşıyan herkes
Ebu’l Hasan’ın sofrasında ekmeğe layıktır.
Ta Türkistan’dan Şam’ın kapısına kadar olan alandaki kimselerden birinin parmağına batan diken benim
parmağıma batmıştır. Türkistan’dan Şam’a kadar olan yerlerde birisinin ayağı taşa çarpsa onun acaısını ben
duyarım. Bir kalpte üzüntü olsa , o kalp benim kalbimdir.
4. HACI BEKTAŞ-I VELİ
Okunacak en büyük kitap insandır.
HACE YUSUF HEMADANİ
“Hayat” da avunmak ve teselli olmaktır. Ancak teselli ve huzur bulma yerleri
farklı farklıdır. Herkesin kendi makam ve durumuna göre bir teselli yeri vardır.
İnsan onun varlığı ile huzur bulur, rahatlar ve sakinleşir. Onu kaybettiği zaman
muzdarip ve huzursuz olur(…) Dünya süsleri ile teselli olup avunan kişinin
mutluluğu, bu aldanış sarayı olan dünyanın malını toplamak, biriktirmek, almak
ve vermektir. O kişi dünya ile yaşamaktadır, dünya ile canlıdır. Bu durum,
Âdemoğlunun hayat derecesi ve konumunun en değersiz, en aşağı seviyesidir.
Çünkü dünya metaı ile huzur bulup avunma konusunda tüm hayvanlar, böcekler,
vahşi ve ehli hayvanlar, kuş ve balıklar ortaktırlar. Onlar, bu aldanış sarayının
lezzetleri ile yaşarlar(…)
İ, HER ŞEYİN ONA HİZMET İÇİN “VAR” KILINDIĞI “HAYAT” REALİTESİNİN
ÖZNESİ.
6. ۴, İA HİZMETLE GÖREVLİ.
İBRAHİM. NO : 32 ;
O (ÖYLE LÜTUFKAR) ALLAH’TIR Kİ , GÖKLERİ VE YERİ YARATTI, GÖKTEN SUYU İNDİRİP ONUNLA RIZIK OLARAK
SİZETÜRLÜ MEYVELERİ ÇIKARDI, İZNİ İLE DENİZDE YÜZÜP GİTMELERİ İÇİN GEMİLERİ EMRİNİZE VERDİ,
NEHİRLERİ DE SİZİN (YARARLANMANIZ) İÇİN AKITTI.
۴ İIN HÜKÜM VE İRADESİNE BOYUN EĞMİŞ
CASİYE . NO : 13 :
O GÖKLERDE VE YERDE NE VARSA HEPSİNİ , KENDİ KATINDAN (BİR LÜTUF OLMAK ÜZERE) SİZE BOYUN
EĞDİRMİŞTİR.
LOKMAN. NO : 20
ALLAH’IN GÖKLERDE VE YERDEKİ (NİCE VARLIK VE İMKANI) SİZİN EMRİNİZE VERDİĞİNİ, NİMETLERİNİ AÇIK VE
GİZLİ OLARAK SİZE BOLCA İHSAN ETTİĞİNİ GÖRMEDİNİZ Mİ ?
۴, ALALEDE , SIRADAN BİR ŞEY DEĞİL; VAROLMAKLA KIYMETLENDİRİLMİŞ , İA HİZMET ÜZERE
GÖREVLENDİRİLMİŞ, KENDİSİNE AİT BİR VARLIK DİLİ VAR.
HADİD. NO : 1
GÖKLERDE VE YERDE BULUNAN HERŞEY ALLAH’I TESBİH ETMEKTEDİR. O AZİZDİR, HAKİMDİR.
7. ۴, DÜNYA , İHTİVA ETTİĞİ NİMETLERİ İLE İIN BU DÜNYADAKİ İMTİHANIDIR.
BAKARA. NO : 155
ANDOLSUN Kİ SİZİ BİRAZ KORKU VE AÇLIK; MALLARDAN , CANLARDAN, VE ÜRÜNLERDEN BİRAZ AZALTMA
(FAKİRLİK) İLE DENERİZ. (EY PEYGAMBER) SABREDENLERİ MÜJDELE.
HUD . NO : 15-16
KİM, (YALNIZ) DÜNYA HAYATINI VE Zİ’NETİNİ İSTEMEKTE İSE, İŞLERİNİN KARŞILIĞINI ORADA ONLARA TAM
OLARAK VERİRİZ VE ORADA ONLAR HİÇBİR ZARARA UĞRATILMAZLAR. İŞTE ONLAR, AHİRETTE KENDİLERİ İÇİN
ATEŞTAN BAŞKA HİÇBİR ŞEYLERİ OLMAYAN KİMSELERDİR; (DÜNYADA) YAPTIKLARI DA BOŞA GİTMİŞTİR;
YAPMAKTA OLDUKLARI ŞEYLER (ZATEN) BATILDIR.
İ , KENDİSİNE BOYUN EĞDİRİLEN BÜTÜN BU “ŞEY”LERİ , FİZİK VE METAFİZİK OLARAK EN GENİŞ
MANASIYLA “DÜNYAYI” YARATILIŞ FITRATLARINA VE ASLİ GÖREVLERİNE UYGUN BİR ŞEKİLDE YÖNETMEKLE,
TASARRUF ETMEKLE VAZİFELİ.
İ , DÜNYAYI, YARATILIŞ AMACINA UYGUN OLARAK , DEĞİŞİTRİP DÖNÜŞTÜRMEKLE , KENDİSİNE VE
HERŞEYE, BÜTÜN ALEMLERE YARARLI KILMAKLA, YANİ TASARRUF ETMEKLE VAZİFELİ , MÜKELLEF…
MELEKLER , BİR MESLEK SAHİBİ OLMAK, ۴YI DEĞİŞTİRME VE DÖNÜŞTÜRME HAMMALİYESİNİN ARAÇLARI,
EBU’L HASAN HARAKANİ ;
Allah’ın arşı sırtımıza konulmuştur. Ey civanmertler ! Yük ağırdır, çabalayın ve yiğitçe davranın!
9. İIN DÜNYAYI TASARRUF ETMEK VAZİFESİNİN, BU KUTSAL VAZİFENİN , İCRA EDİLME
ARAÇLARI,
DOLAYISIYLA , MESLEK SAHİBİ OLMAK SIRADAN , ALALADE , SADECE RIZIK VE MAİŞET DERDİ
MAKSADIYLA SAHİP OLUNAN BİR DURUM, BİR İŞ DEĞİL …BİLAKİS İIN GÖKLERDEN ALMIŞ
OLDUĞU EMANETİ İCRA ETMESİNİ SAĞLAYAN KUTSAL BİR EYLEYİŞ…
EN İYİ BİR ŞEKİLDE, EN GÜZEL BİR ŞEKİLDE VE YARATICI VE BÜTÜN YARATILMIŞLARIN HAK VE
HUKUKUNU YANİ ADALETİ GÖZETEN BİR AHLAKİ TUTUM VE DAVRANIŞ İLE , AHLAK İLE
KUŞATILARAK YAPILMASI GEREKEN BİR EYLEYİŞ…
YANİ İ MESLEĞİNİ İHSAN SAHİBİ OLARAK , MUHSİN OLARAK İCRA ETMELİ…
(BAKARA . NO: 112 : Bilakis , kim Muhsin olarak yüzünü Allah’a döndürürse (Allah’a hakkıyla
kulluk ederse) onun ecri Rabbi katındadır.
YANİ, TEKNİK OLARAK EN İLERİYİ, SANAT OLARAK EN GÜZELİ VE AHLAK OLARAK EN İYİYİ YAPTIĞI
İŞE, MESLEĞİNE ORTAK ETMELİ…
EBU’L HASAN HARAKANİ
İş kendilerinden el çekmedikçe, civanmertler işten el çekmez.
11. DURMUŞ HOCAOĞLU
“…Mesleğinin adamı, belirli bir mesleği hayatı ile özdeşleştiren kişi demektir. Sadece muayyen bir mesleğin icap
ettirdiği rutin işlemleri icra eden ve o işlemler sayesinden maişetini te’min eden değil; hatta bunlardan da
öncelikli olarak, o mesleği içselleştiren, hayatını, var-oluşunu onunla anlamlandıran kişidir mesleğinin adamı.
Bu bakımdan mesleğinin adamı, adeta o meslekle aşk ile nikâh akdeden ve o nikâha içten gelen bir sadakat ile
bağlı olan üstün ruh sahibi kişi olarak da tarif edilebilir.
Yani mesleğinin adamı, alelumum bilinen manasından daha fazla, daha da derinlikli anlamlı bir “şey”dir: O,
“mesleğim” dediği şeyin sırtına binerek kendisini taşıtan değil, mesleğini sırtına alarak yükselten kişidir ve asıl
manasını da burada kazanır: Gerçek ve kamil manasıyla meslek adamı, diğer adıyla “profesyonel”, ancak ve
yalnız budur: Mesleğini yükselten, ilerleten, tekamül ve inkişaf ettiren kişi !”
MESLEKİ KAPASİTE , YETERLİLİK, KENDİNİ TANIMA
DURMUŞ HOCAOĞLU
“(…)Bir: Hakiki mana ve muhtevasıyla “mesleğinin adamı” olmak kaydıyla, mesela marangozluk ile en üst
düzeyde bir tahsil ile elde edilen bir kariyer arasında asalet ve saygınlık bakımından hiçbir fark yoktur. İki:
Üniversiteye bir meslek seçerek girilmelidir; neyi bulursam onu okurum diyerek değil! Üç: Meslek, aynı
zamanda bir kapasite, kabiliyet ve kapasite mes’elesidir; meslek seçimi buna göre yapılmalıdır. Dört: Meslek,
aynen evlilik gibidir; insan ya sevdiği ile evlenmelidir, ya da evlendiğini sevmelidir.”
KENDİNİ TANIMA (KEŞİF) : AKLİ , FİZİKİ, BEDENİ YETENEK VE KABİLİYETLERİN FARKINA VARMA, FITRİ (NEFSİ VE
RUHİ) BEDBAHTLIKLARIN VE FAZİLETLERİN FARKINDA OLMA
KABİLİYET VE YETENEKLERLE ÖRTÜŞEN MESLEKLERE YÖNELME
13. REFİK İSA BİKUN – NEVADA ÜNİVERSİTESİ
Kamer Suresi, 49 : “Biz her şeyi bir düzen içerisinde yarattık.”
“Muvazene ve denge ihtiyacı Allah’ın Müslüman topluluğu “ummatun
vasatun” olarak sınıflandırır ve gösterişçi tüketimi yasaklar”
AHİ EVRAN , DÜNYA İLE SEMA ARASINDA DENGE İDRAKİNİ ESAS ALAN
AHİLİK VE MESLEK TEŞKİLATLARINI KURDU.
AHMET KALA – İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
Ahi Evren dini ve mesleki eğitim öğretim metodu olarak Ahmet
Yesevi’nin uygulamalı eğitim-öğretim metodunu esas aldı. Felsefi
düşüncede Gazzaliyi, felsefi model olarak da fütüvvete dayalı tasavvufi
felsefeyi benimsedi. Teşkilatlanma modeli olarak, Ahmet Yesevi ve
fütüvvet teşkilatını örnek aldı. Bunlardan hareketle Ahilik düşüncesini ve
Ahi tasavvuf felsefesini geliştirdi. Ahilik Okulunu – Ahilik Teşkilatını
kurdu.
14. AHMET YESEVİ’NİN HOCASI HACE YUSUF HEMADANİ’DE DENGE İDRAKİ
HACE YUSUF HEMADANİ
“Kâinat, irade ve dilemedir. Yaratılışın ve karakterin taşıyabileceği miktarda
olunca bunun faydası sonsuzdur. Ama taşıma sınırını aşınca insanı tamamen
yıkar ve yok eder. Hâlbuki sen bu hizmetindeki şeylerin idarecisisin. Bu işin çaresi
ve yolu dengeli olmak, ölçülü davranmak, sınırı aşmamaktır. Bu sayede varlığını
devam ettirebilirsin, faydalıyı alıp zararlıyı terk edebilirsin. Neticede, emrine
amade olan şeyler, Rab’lerine senden şikâyetçi olmazlar.”
(…)Dünya malı toplamada aşırıya gitmemek, ihtiyaç nispetinde yeme, giyme,
barınma ve evlenme ile yetinmek herkes için gereklidir. İnsan bunları, çalışan ve
bedenini taşıyan nefsinin devamını temin için zaruretten kullanır. Zaruret ise
ölçülü ve sınırlıdır, ölçüsüz ve başıboş değildir.”
DENGE; NEFİSLE MÜCADELE İ OLMA DAVASIDIR.
HADİS-İ ŞERİF
Nefsini bilip tanıyan Rabbini tanır.
15. ALİYA İZZETBEGOVİÇ
“Biz insanız” demek; biz günah işleriz, zaifiz, cismaniyiz, demektir. “İnsan
olalım” ise, bizim daha yüksek bir varlık olduğumuzu, daha yüce bazı
mükellefiyetlerimizin bulunduğunu; bencil olmamamız, insanca hareket
etmemiz gerektiğini hatırlatan…”
ŞEYH EDEBALİ
“En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise,
nefsi tanıyanın kendisidir.”
EBU’L HASAN HARAKANİ
“Allah’ın halkıyla hep barış yaptım, hiç savaşmadım. Nefsimle de hiç
barışmamak üzere savaştım!”
“İnsana fayda, her gün akşama kadar halkın beğendiği, her gece sabaha
kadar da Hakkın beğendiği işte olmaktır.”
16. Hamilik, hayat boyu – kaydı hayat şartıyla - önce Hami’den başlayan ve sonra
karşılıklı olarak sahiplenmeyi esas alan “dayanışmadır”…Sevinci, neşeyi, kederi,
hülasa “kaderi” paylaşmaktır. Yolun bir yerinde “kardeşleşmektir” Yani “kardeş”
olmaktır, yani “bir” olmaktır, yani biri diğerinin “ayn”ı olmaktır. Yani sahip
çıkanın, daha sonra sahip çıkılan olmasıdır, karşılıklı sahiplenilmektir. Hülasa
kardeşlik ve kardeşleşme “Hiç biriniz kendisi için arzu ettiğini, kardeşi için de arzu
etmedikçe iman etmiş olmaz” hadisinin sırrına mazhar olmaktır.
Genelde dünyanın, özelde iş hayatının, çağımızdaki olumsuz şartlarına atılmadan
önce, kulübe gönül veren öğrencilere paylaşmak , elindekini karşılıksız vermek,
bu dünyaya borçlu geldiğini ve sürekli olarak bu borcu ödeme gayreti içerisinde
bulunmanın gerekliliğini anlatmak, insan nefsini icra edilen yardımlaşma ve
paylaşma faaliyetleri çerçevesinde uygulamalı olarak tanıtmaktır. Kulüp üyesi
öğrencilerin mesleki yeterlilik ve ahlaki olgunluk sahibi, hayatı boyunca kulüp
faaliyetlerinden elde edeceği birikimi kullanarak, insan olma yönünde itici güç
bulan, almaktan çok vermeyi , üzmekten çok sevindirmeyi, başkalarının
mutluluğu ile mutlu olmayı kendisine yol edinmiş insanlar olmalarına vesile
olmak. Yardım ve dayanışma faaliyetlerine muhatap olanlar açısından ,
ellerinden tutacak birilerinin her zaman olduğu ve kardeşlik kültürünün bu
coğrafyanın ayrılmaz parçası olduğu gerçeğini hatırlatmak.